Bilimsel Madencilik Dergisi

Bilimsel Madencilik Dergisi

Cilt 38 - Sayı 1 (Mart 1999)
Hidrojen Peroksit`in Refrakter Tip Gümüş Cevherlerinin Siyanür Liç Verimi Üzerindeki Etkisi The Effect of the Hydrogen Peroxide on the Recovery of the Cyanide Leaching of Refractory Silver Ores
Sayfa M. S. Uğur BİLİCİ, Feridun AKYOL

ÖZET

 

%j çalışmada, ETİ GÜMÜŞ A.Ş. Aktepe maden sahasında bulunan refrakter tip gümüş ejderlerinin siyanür liçi işleminde, ortama ilave edilen KfeOa‘in (hidrojen peroksit) etkisi s^^T-tCnıştır. Deneylerde, H2O2 miktarının ve liç süresinin silisifiye tüf (167 g Ag/t), silisifîye -fdomit (47 g Ag/t), limonit-mangan (227g Ag/t) ve harman cevherin (175 g Ag/t) Ag verimleri « Tindeki etkileri incelenmiştir. Öğütme ortamına 10 g/l H2O2 ilave edilmesi sonucunda Ag verimi vaklaşık % 19 artmıştır. Aynı miktardaki EkC^‘in Aktepe gümüş cevherinin siyanür liçinde kşakaiimnası sonucunda ise, cevher tipine bağlı olarak Ag verimi % 10-15 arasında artmaktadır. ‘" -‘iç olarak, siyanür liçi işleminde oksitleyici olarak yüksek miktarda ilave edilen H2O2, r|trakter tip gümüş cevherlerinin liç veriminde artış sağlamaktadır.

 

 

 

ABSTRACT

 

 

In this study, the effect of H2O2 (hydrogen peroxide) addition in the cyanide leaching of refractory sliver ores, obtained from ETİ GÜMÜŞ A.Ş. Aktepe district, is investigated. In the experiments, tpe effect of H2O2 concentration and leaching time on Ag recoveries of the silisified tuff (167 g g/t), silisified dolomite (47 g Ag/t), limonite-manganese (227 g Ag/t) and blended ore (175 g Ag/t) were examined. 10 g/l H2O2 addition in the grinding circuit had increased Ag recoveries approximately 19%. However, the same amount of H2O2 addition in the cyanide leaching of Aktepe silver ores had increased Ag recoveries between 10-15% according to ore type. As a result of this study, it was proved that addition of large quantity of H2O2 as an oxidant in the cyanide leaching of refractory silver ores had an increasing effect on the leaching recoveries of Ag.

Flotasyonda Su ile Taşınım Modelleme Yaklaşımlarının Değerlendirilmesi - An Evaluation Of The Entrainment Modelling Approaches İn Flotation
Sayfa 13-30 Özcan Y. Gülsoy

 ÖZET

Flotasyonda, malzemelerin konsantreye taşınmalarında önemli iki mekanizma mevcuttur: Gerçek

flotasyon ve su ile taşınım. Gerçek flotasyon sadece hidrofobik tanelerin kazammıyla ilgilidir.

Fakat su ile taşınım hem hidrofılik hem de hidrofobik minerallerin kazanımdan üzerinde önemli

etkiye sahiptir.

Hidrofilik minerallerin konsantreye taşmımları konsantrede kazanılan su miktarı ile doğrudan

ilişkilendirilerek modellenebilmektedir. Fakat, hidrofobik minerallerin ne kadarının su ile

taşındığının ölçülmesi mümkün değildir. Hidrofobik minerallerin su ile taşmımınm belirlenmesi

için farklı yaklaşımlar kullanılarak çeşitli modeller geliştirilmiştir.

Bu makalede su ile taşınım modelleri ve ilgili yaklaşımlar sunulmuştur. Warren (1985), Ross

(1990) ve Gülsoy (1995) tarafından önerilen modeller kullanılarak bir grup yarı kesikli flotasyon

test verisi için su ile taşınım hesaplanmış ve bunların birbirleriyle kıyaslamaları yapılmıştır.

ABSTRACT

There are two important mechanisms for the recovery of particles in flotation: True flotation and

entrainment. True flotation deals with only hydrophobic mineral recovery. Entrainment has an

effective role on the recovery of not only hydrophilic but also hydrophobic mineral recoveries.

Hydrophilic entrainment could be modelled by relating water recovery with solids recovery.

However, direct measurement of the hydrophobic entrainment is not possible. By using different

approaches, several mathematical models were developed for the determination of hydrophobic

entrainment.

In this paper, entrainment models and related approaches were presented. Amounts of entrainment

were calculated from Warren‘s (1985), Ross‘s (1990) and Gülsoy‘s (1995) entrainment models by

using a set of semi batch flotation test results and these were compared with each other.

TTK Karadon Müessesesi Ocaklarında Solunabilir Tozların Kuvars İçeriklerinin Araştırılması Study of the Quartz Content of the Respirable Dust in the Mines of TTK Karadon District
Sayfa Melahat GEBEDEK (KARALİ), Vedat DİDARİ, Alaaddin ÇAKIR

 

ÖZET

 

Bu çalışmada, toz ve pnömokonyoz sorunlan ile ilgili kısa bilgi verilmiş, kullanılan örnekleme ve analiz işlemleri ayrıntılı olarak tanıtılmıştır. Sonuçlar, genelde kabul edilmiş olan kritik değerlere göre yorumlanmıştır. Karadon Müessesesi ocaklarındaki ortalama kuvars içerikleri (% 14,98-9,95 ve 0,66-0,14 mg/m3) kritik değerlerin üstündedir.

 

 

 

ABSTRACT

 

In this study, a brief explanation about dust and pneumoconiosis problems in mines has been given, the sampling and analysing procedures used have been described in detail. The results have been interpreted in accordance with the commonly accepted critical values. Average quartz contents in Karadon District Mines (14.98-9.95 % and 0.66-0.14 mg/m3) are beyond the critical values.

Türk Kömürlerinin Kendiliğinden Yanmaya Yatkınlığı - Ilgın Linyitleri Örneği - Spontaneous Combustion Liability Of Turkish Coals - Ilgın Lignites As An Example
Sayfa 45-52 Cem Şensöğüt

 ÖZET

Kömürün kendiliğinden oksidasyonu temel anlamda kendiliğinden yanmadır. Kömür ve oksijenin

mevcudiyetinde, ekzotermik bir reaksiyon oluşur ve açığa çıkan ısı uzaklaştınlamadığmda, kömür

sıcaklığında bir artışa neden olur. Bu oksidasyon işlemi kömür kütlesi tutuşuncaya kadar devam

edecektir. Bu olay, "kömürün kendiliğinden yanması" olarak literatürde yer bulmuştur. Bu

makalede, Türk kömürlerinin kendiliğinden yanmaya yatkınlıkları konusunda daha önce yapılan

çalışmaların sonuçlarına yer verilmiştir. Ayrıca, mevcut çalışmanın amacı olarak, kesişim noktası

metodunun uygulanması ile Ilgın kömürlerinin kendiliğinden yanmaya yatkınlıkları araştırılmıştır.

ABSTRACT

Self-oxidation of coal mainly results in spontaneous combustion. In the presence of coal and

oxygen, a reaction mostly occurs giving off heat that causes an increase in the coal temperature if

not dissipated. So called oxidation process will go on until the mass of coal will ignite. This

phenomenon is commonly known as spontaneous combustion. In this study, the results of the

previous works carried out to search the liability of Turkish coals to spontaneous heating will be

summarised. Additionally, as the objective of the present study, the coal samples from Ilgm

District were investigated in terms of liability to spontaneous combustion by the utilisation of the

crossing point temperature method.